İçeriğe geç

Kısıra hangi malzemeler konur ?

Bioleen okurlarına özel hazırlanan bu içerikte “Kısıra hangi malzemeler konur” hakkında en önemli detayları derledik.

Bioleen olarak “Kısıra hangi malzemeler konur” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!

Kısıra Hangi Malzemeler Konur? Bir Sofranın Bende Açtığı Eski Bir Yara

Kayseri’nin soğuk sabahlarında mutfağa sığınmak

Kayseri’de sabahlar hep biraz sert başlar. Camın kenarında ince bir buz tabakası olur, sanki gece biri gelip nefesini camın üstüne bırakmış gibi. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bazı sabahlar uyanınca kendimi çocuk gibi hissediyorum. Özellikle mutfağa girdiğimde.

O evin mutfağı… Annemin sesi, tencere kapağının metal sesiyle karışırdı. Bir de annemin sürekli aynı soruyu sorması: “Bugün ne yemek yapsak?”

Ama bazı günler o soru bile değişirdi. Çünkü bizde bazı sofraların bir kokusu olurdu. Özellikle kısır yapılacaksa evin havası değişirdi.

O günlerden birini hiç unutamıyorum. Annem tezgâha malzemeleri dizerken ben sandalyeye oturmuş, defterime bir şeyler karalıyordum. O sırada aklımdan geçen tek şey şuydu: Kısıra hangi malzemeler konur? O yaşta bunu sadece merak sanıyordum ama şimdi anlıyorum, aslında bir şeyleri kaçırmamak için içimde büyüyen bir korkuymuş.

Bir tariften fazlası: Kısırın mutfakta kurduğu düzen

Annem kısırı yaparken mutfak bir anda başka bir yer olurdu. Sanki ev değil de küçük bir ritüel alanı.

Tezgâhta önce ince bulgur olurdu. Sarımsı, küçük taneler… Ona bakınca bile doyuyormuş gibi hissederdim. Sonra annem sıcak suyu azar azar dökerdi. “Sabır,” derdi, “kısır sabırsız sevilmez.”

Ben o sırada hâlâ aklımda aynı soruyla dolanırdım: Kısıra hangi malzemeler konur?

Ama annem zaten tek tek cevap verirdi, sormama gerek kalmadan.

İnce bulgurun üzerine domates salçası koyardı. Ardından biber salçası… Rengi bir anda değişirdi karışımın, sanki güneş kızarmış da içine düşmüş gibi.

Zeytinyağı eklenirdi sonra. O yağın kokusu bile insanın içini yumuşatırdı. Limon sıkılırdı, nar ekşisi eklenirdi. Ekşiyle tatlı arasında bir yer açılırdı sanki sofranın ortasında.

Taze soğan doğranırdı ince ince. Maydanozun yeşili mutfağın tüm gri havasını silerdi. Nane kokusu yükselirdi en son, en keskin ama en unutulmaz olan o olurdu.

Bazen isot da girerdi işin içine. O zaman babam hafif homurdanırdı: “Acı olacak yine.” Ama sonra yine de yerdi.

Tuz, karabiber… Hepsi yavaş yavaş eklenirdi. Annem karıştırırken elleri hiç yorulmaz gibi görünürdü.

Ben o anlarda sadece bakardım. Çünkü bazı şeyler sadece izlenir, öğrenilmez sanırdım.

Bir sofranın içinde büyüyen eksiklik hissi

Yıllar geçti.

Ben büyüdüm. Kayseri’nin sokakları aynı kaldı ama ben değiştim. Üniversite için başka yerlere gittim, sonra geri döndüm. Ama mutfak aynı mutfak değildi artık.

Annem eskisi gibi hızlı hareket etmiyordu. Salçayı koyarken biraz daha uzun düşünüyor, limonu sıktıktan sonra bir an durup tezgâha bakıyordu.

Bir gün yine kısır yapıyordu.

Ben yine sandalyeye oturdum. Ama bu kez defterim yoktu. Sadece telefonum vardı elimde. O an içimde tuhaf bir boşluk vardı.

Ve yine o soru döndü içimde: Kısıra hangi malzemeler konur?

Ama bu kez cevabı biliyordum. Yine de eksik bir şey vardı.

Annem bulguru karıştırırken bir anda durdu.

“Biliyor musun,” dedi, “kısır aslında insanı bir arada tutar.”

O an gülümsedim. Ama içimde bir şey sıkıştı.

Çünkü bazı sofralar insanı bir arada tutmaz. Bazı sofralar, kimlerin eksildiğini hatırlatır.

O gün babam yoktu sofrada. İşten geç gelmişti. Ama ben yokluğunu daha çok hissetmiştim. Sanki evin bir köşesi konuşmayı bırakmış gibiydi.

Kısıra hangi malzemeler konur? Sadece bir tarif değil, bir hatırlama biçimi

O gece defterimi açtım.

Yazmaya başladım. Kendime bir not gibi değil, sanki birine anlatır gibi.

Kısıra hangi malzemeler konur? diye başladım.

Sonra tek tek yazdım:

İnce bulgur

Domates salçası

Biber salçası

Zeytinyağı

Limon

Nar ekşisi

Taze soğan

Maydanoz

Nane

Tuz

Karabiber

İsot (isteğe bağlı)

Ama yazarken fark ettim ki, eksik bir şey vardı bu listede.

Sevgi.

Annemin ellerinde gördüğüm o sabır. Babamın sessizce tabağını bitirmesi. Evdeki o küçük gerginliklerin bile o sofrada yumuşaması.

Bunları yazıya koyamıyordum ama hissediyordum.

Defterin kenarına şunu yazdım: “Kısır, malzemelerden ibaret değil.”

O gece uzun süre uyuyamadım.

Bir kırılma anı: Aynı tarif, farklı insanlar

Bir süre sonra evde bir şey değişti. Çok büyük bir şey değil gibi görünüyordu ama içimde büyük yankı yaptı.

Annem bir gün kısır yapmadı.

“Yoruldum,” dedi sadece.

O iki kelime bana çok ağır geldi. Sanki evdeki saat durdu.

O akşam dışarıdan bir şey söyledik. Ama o sofrada eksik olan sadece yemek değildi. Bir düzen eksikti.

Ben o gece yine düşündüm: Kısıra hangi malzemeler konur?

Ama bu kez cevap mutfakta değil, içimdeydi.

Bazı tarifler sadece yapıldıkları gün yaşar. Bazılarıysa hatırlandıkça yeniden yapılır.

Geri dönüş: Aynı mutfakta farklı bir ben

Bir gün kendim yapmaya karar verdim.

Annem mutfakta yoktu. Babam salonda televizyon izliyordu. Ev sessizdi.

Tezgâha geçtim.

İnce bulguru kaseye koydum. Üzerine sıcak su döktüm. Bekledim.

O bekleyiş bana çocukluğumu hatırlattı. Sabırsızlığımı, anlamadığım duyguları…

Sonra salçaları ekledim. Karıştırırken elim biraz titredi.

Zeytinyağını dökerken bir an durdum. Sanki annem arkamdaymış gibi hissettim.

“Az koy,” derdi hep.

Limonu sıktım. Nar ekşisini ekledim.

Taze soğanı doğradım ama gözlerim yaşardı. Sadece soğandan değil.

Maydanoz ve nane… Mutfağı doldurdu.

Ve o an anladım.

Ben aslında kısır yapmıyordum. Bir şeyi geri çağırıyordum.

Yine aynı soru içimdeydi: Kısıra hangi malzemeler konur?

Ama bu kez cevabı ezbere değil, kalbimle veriyordum.

Bir tabak kısırın içinde saklı kalan şeyler

O tabak hazır olduğunda, uzun süre bakakaldım.

Rengi güzeldi. Kokusu tanıdıktı. Ama eksik olan bir şey vardı yine de.

Çünkü bazı şeyler ölçüyle gelmez.

O tabaktan bir lokma aldım.

Ve anladım ki, kısır aslında bir tarif değil. Bir hatırlama biçimi.

İnsan bazen geçmişini salçayla, limonla, maydanozla karıştırır. Bazen de sadece içine bakarak hatırlar.

O gün mutfakta yalnızdım ama ilk kez yalnız hissetmedim.

Sonraki günler ve içimde kalan soru

Şimdi bazen hâlâ mutfağa giriyorum. Kendi kendime kısır yapıyorum.

Malzemeleri ezbere biliyorum artık:

İnce bulgur, domates salçası, biber salçası, zeytinyağı, limon, nar ekşisi, taze soğan, maydanoz, nane, tuz, karabiber…

Ama her seferinde aynı şey oluyor.

İçimde bir ses yine soruyor: Kısıra hangi malzemeler konur?

Ve ben artık biliyorum ki bu soru, cevabı olan bir soru değil.

Bu soru, geçmişle bugünü bağlayan ince bir ip gibi.

Kayseri’de akşamları hâlâ soğuk oluyor. Ama mutfakta bazen o eski sıcaklık geri geliyor.

Annem bazen yanımda oluyor, bazen sadece sesi kalıyor.

Ben ise artık şunu biliyorum:

Bazı yemekler yapılmaz. Hatırlanır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort betexper
https://bilmengerek.net https://gympol.com.tr https://gazilerplastik.com.tr Sitemap